Hakkımızda

Cunda merkeze, sahile ve ünlü balık restoranlarına yaklaşık yalnız 150 metre yürüme mesafesinde 

DAHA FAZLA

Odalarımız

Bahçe ve kısmi deniz manzaralı;  2 ve 3 kişilik  ve bir bağlantılı aile odası.

DAHA FAZLA

Galeri

Cunda merkeze çok yakın mesafede olan otelimiz

DAHA FAZLA
Cunda Adası ve Çevresi

Cunda Adası

Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı olan Cunda Adası gezilecek ve görülecek yerler açısından dikkat çekici adalarından biridir. Bugünkü adı resmi adı  Alibey Adası olsa da; genelde halk arasında Cunda Adası olarak bilinmektedir. Ege Denizi'nde yer alan 4. büyük ada olan Cunda Adası, Ayvalık'a bağlı 22 adadan tek yerleşim özelliğine sahip adadır. Şu anda ise, Yeni Cunda köprüsü ile ana karaya bağlandığı için, bir yarımada konumundadır. 


Kurtuluş Savaşı'nın ardından mübadele sonucu adadaki Rumlar Yunanistan'a gönderilirken, buraya Girit ve Midilli'den gelen Türkler yerleştirilmiştir ve Kurtuluş Savaşı sırasında 172. Alay Komutanı olarak bölgede görev yapan Yarbay Ali Çetinkaya'nın anısına "Alibey" adını almıştır.

Kıyıdan tepeye doğru kademeli bir yerleşim sunan Cunda Adası, zengin bir kent mimarisine de sahiptir. Rum döneminden kalma birçok yapı yerleşimde varlığını sürdürüe. Adayı baştan başa donatan yerleşime özgü taş evler, balıkçı kahvehaneleri, sabunhaneler, yel değirmenleri, kiliseler, manastırlar adanın tarihi kent dokusunu oluşturur. 

GEZİLECEK YERLER : 

TAKSİYARHİS KİLİSESİ  (Rahmi Koç Müzesi) : Adayla bütünleşmiş olan bu yapı içinde bulunduğu sokağın merkezi konumundadır. Dönemin mimarlık ve süsleme anlayışını yansıtan en önemli tarihi eserdir. Avluya giriş kapısı Antik mimarinin cephe kuruluna öykünen üçgen aalınlıklı biçime sahiptir. Yapı, kapalı yunan haçlı ve kubbeli planıyla Ortodoks Kilise mimarisinin özelliklerini taşır. Kilise, Taksiyarhis'e yani Koruyucu Baş Melekler Cebrail ve Mikhail'e atfedilmiştir. Halen adanın en önemli anıt yapısını teşkil etmektedir.  

Cunda Adası'nın sembolü Taksiyarhis Kilisesi, yenilenen yüzüyle Rahmi Koç Müzesi olarak tarih tutkunlarına açmıştır. 

PANAGIA KİLİSESİ (PANAYA KİLİSESİ) : Adanın yukarı bölümünde Bakkal sokağının başındadır. Günümüzde yapıdan geriye üç beden duvarıyla bu duvarlar üzerindeki pencerelerin içine yerleşen muhteşem bir manzara kalmıştır.

AGIA IANNI KİLİSESİ (AYA YANNİ KİLİSESİ) (Sevim & Necdet Kent Kütüphanesi) : Adanın yüksekçe bir tepesi üzerinde yer alan yapı, küçük bir inziva kilisesi olarak inşa edilmiş. Kilise, denizin ve gökyüzün birbirinin içine girdiği Aşıklar Tepesi diye adlandırılan bu tepenin sembolü olmuştur. Yakın dönemde gerçekleştirilen kazılar sonucunda kiliseye ait bir yeldeğirmeni ortaya çıkarılmıştır. 

Bu yeldeğirmeni Rahmi Koç tarafından restore edilerek, Coca Cola Yönetim Kurulu Başkanı Muhtar Kent'in rahmetli anne ve babası adına Sevim & Necdet Kent Kütüphanesi olarak kapılarını açmıştır. 

TAŞ KAHVE : Taş Kahve, Cunda'nın simgelerinden biri haline gelmiş, adı gibi kendi de mütevazi fakat yıllara rağmen değeri hiç eskimeyen yapıdır. Yapıldığı dönemden bu yana hep insanlarlar bir arada olmuş yaşayan bir mekan olma özelliği de taşır. Tek katlı kare yapının tüm cephelerini çok yüksek ve geniş tutulmuş pencere açıklıkları kaplar. Her bir pencerenin ortasını ince bir sütunce böler. Bunların üzerinden taş kahveye özgü görüntüsünü veren kanatları açık bir martıyı anımsatan şekiller yerleştirilmiştir. Her mevsim insanalrı ağırlayan bu mekan, aynı zamanda da ada tarihinin en büyük tanığı olarak yaşamaya devam edecektir.  

TAVUK ADASI : Cunda Adası'nın tam karşısında yer alan ada, Tavuk adası diye anılır. Bu adanın üzerinde bir kaç ağaç gölgesi altında apsis duvarı ayakta duran manastır kalıntıları bulunur.

GÜVERCİN ADASI : Cunda Adası civarında yer alan adalardan biride Güvercin Adası'dır. Bu adanın üzerinde kale yapısını andıran İorgios Manastırı bulunur. Dikdörtgen planlı yapının ucunda diğer bölümlerden daha yüksek duran bir kule bulunur. Bu manastır halk arasında korsanların manastırı olarak ta anılır.

AGİOS DİMİRRİOS, TA SELİNA (AYA DİMİTRİ) (AYIŞIĞI MANASTIRI) : Cunda Adası'nın Pateriça denilen kuzey uzantısında yer alan bu manastır, yerleşimden oldukça uzak bir yerde konumlanmış olup bir yapıdan oluşmuş kompleks bir görüntü sunar. Manastırın alanı kademeli bir araziye yerleşmiştir. İçiçe iki avlunun ardından yarım daire şeklindeki bir merdiven manastır yapılarına açılmaktadır. 

YAPMADAN GİTMEYEN...

- Eski Rum evlerinin yer aldığı Ayvalık ve Cunda Sokaklarını dolaşmadan, 
- Tarihi Kiliseleri, manastır ve müzeleri gezmeden,
- Cunda Adası'nda ki balık restaurantlarında deniz mahsülleri yemeden,
- Cunda Adasn'nda Taş Kahve'de kahve içmeden,
- Papalina balığı yemeden,
- Meşhur ada lokması, kabak çiçeği dolmasını ve sakızlı dndurmasını yemeden;
- Yat turlarına katılarak akvaryum berraklığındaki adalarda denize girmeden,
- Şeytan Sofrası'nda günbatımını izlemeden,
- Kırmızı mercanlara dalış yapmadan,
- Sanatçı ve gurmelerin yeni keşfi Küçükköy'ü ziyaret etmeden,
- Sarımsaklı Plajının incecik kumunda güneş ve denizin tadını çıkarmadan,
- Zeytinyağı, yeşil ve siyah zeytin almadan 
Ayvalık ve Cunda'dan gitmeyin...
 

Cunda Vrodi Otel

Bulutomo